Mayıs 30, 2017

Tuzlayayım da kokma

Tuzlayayım da kokma

Bu söz iki anlamda kullanılır. Birisi deyim olan anlamdır ki; bilip bilmeden konuşanlar, yüksekten atanlar, düşüncesinde aldananlar için küçümseme sözü olarak kullanılır.

Mayıs 28, 2017

Keşke mi? Neyse mi?

Keşke mi? Neyse mi?

Yarıncıların helak olduğunu bizlere bildiren bazı hadis-i şerifler vardır. Buradaki yarınlardan kasıt yapması gereken güzel ve hayırlı işleri yarına erteleyen ve bunu alışkanlık haline getirenlere, bu işin tehlikesini anlatmak amacıyladır. İnsan planlarını yarın yaparım diyerek erteler, yarına çıkacağını bilmeden...

Nisan 12, 2017

Melhameye hazır mısın?

Melhame'ye hazır mısın? Melhame-i Kübra


Neye mi? Elbette ilahi adaletin tecellisine, Melhame-i Kübra'ya. Söylediklerimiz sana nutuk çekme, ya da boş lakırtı mı geliyor? Olabilir, sen de kendi açından haklısın. Kimse güzel ve tatlı yalanları duymak varken, acı gerçekleri dinlemez, dile getirenleri de sevmez.

Mart 21, 2017

Tamam mı? Devam mı?

Tembel, bitkin ya da korkar halde misin? Oku!

Hayatındaki birçok konuda karar aşamasında olmak nasıl bir şey? Üstelik bu kararlar, kırılma noktası denilen ve hayatının geri kalanını etkileyecek kritik yerde duruyorken, bu nasıl bir his?

Hayaller ve hayatlar

Hayaller ve hayatlar

Yolun başındasındır ve hayallerin vardır. Gözlerinde ışıl ışıl umut parıldar. Biraz ilerlersin zorluklar çıkar ama "olsun pes etmek yok" dersin kendi kendine.

Ocak 25, 2017

Kalp, ruh, nefis ve akıl nedir?

Kalp, ruh, nefis ve akıl nedir?

Bu söz iki manada kullanılır. Birincisi, insanin sol tarafında sol memenin altına doğru yerleştirilen çam kozalağı şeklinde bir et parçası demektir. Bunun içinde karıncık ve kulakcık diye anılan boşlukları vardır. İçi siyah kan doludur. Ruhun madeni ve kaynağı orasıdır. Cismani olan bu kalp, tababeti(tıp ilmini) alakadar ettiği ve bizim mevzumuzla alakası olmadığı için, ondan bahsedecek değiliz. Bu kalp, insanlarda bulunduğu gibi, hayvanlarda da ve hatta ölülerde de vardır. Biz bu kitapta kalpten bahsettiğimiz ve "kalp" dediğimiz zaman, maksadımız bu kalp değildir. Zira bir çeşit et parçası olan bu kalp, bizim için mühim sayılmaz. Bu kalp, değil insan, hayvanın bile görebileceği maddi bir varlıktır.

Ekim 17, 2016

Akıl ve zeka aynı şeyler midir?

Akıl ve zeka aynı şeyler midir?


Akıl ve zeka ayrı şeylerdir. Eğer zeka tek başına yeterli olsaydı, zekası ve ilimleriyle bizden fersah fersah ileride olan Farabi, İbn-i Sînâ, İbn-i Teymiyye gibi isimler, doğru yoldan sapmaz, ihtilaflar arasında boğularak dalâlet çukurlarına yuvarlanmazlardı.

Eylül 29, 2016

Şeriat, Tarikat, Hakikat ve Marifetullah yolu

Şeriat, Tarikat, Hakikat ve Marifetullah yolu


Bu iş tersine bir iştir; ne başı vardır, ne ayağı. Sanki alem, yüzünü duvara dönmüş, elinin üstünü dişler durur!

Onun yolunda ayağını da kaybetmiş­sin, başını da... Önünde perde var.. O perdenin ardın­da bir perde daha, onun ardında bir perde daha var!


Eylül 17, 2016

Matrix ve Siyonizm

Matrix ve Siyonizm

Matrix, ilk serisiyle birlikte Hollywood'un eskimeyecek filmleri arasında yerini almıştı. Matrix, aynı zamanda diğer bilimkurgu filmlerinden daha farklı bir yere sahipti. Matrix'te seçilmiş kişi figürü işleniyor ve dünyayı kurtaracağına inanılan bir figür profil oluşturuluyordu. Bu öyle bir profildi ki Siyonistlerin beklediği mesih profilinin yansımasıydı. Bu kurtarıcı mesih, Siyonistleri daha açık ifadeyle Yahudileri arz-ı mevud dedikleri Nil'den Fırat'a kadar olan topraklara götürerek orada dünyayı yönetecek kutsal siyon krallığını kuracak bir mesih profiliydi. Zaten filmde de tek kurtarılmış şehrin Zion olduğunu belirtmeleri bir tesadüf değildi.

Eylül 11, 2016

Depresyonun reçetesi: İslam

Depresyonun reçetesi: İslam

Pozitivizm akımıyla birlikte gelen sadece maddeye itibar etme, yani görülen, duyulan ve tadılana inanma ve his, duygu, basiret, feraset gibi maneviyat yönlü meziyetleri yok saymanın neticesinde, depresyon, yaygın anksiyete bozukluğu, şizofreni gibi birçok hastalık türemiştir.

Eylül 02, 2016

Arkadaşından mektup var

Arkadaşından mektup var


Hissizleşmek...

Hissizleşmenin nasıl bir şey olduğunu, yaşayarak gördün ve tecrübe ettin mi sonunda? En kötüsü bu derlerdi de inanmazdın değil mi? Ne üzülmek, ne üzmek.. Ne unutulmak, ne de unutamamak.. Ne acı çektirmek, ne de çekmek.. Hiçbirisi bunun gibi sessiz, yavaş ama derinden vuramıyormuş değil mi?